Arama Sonuçları

Soru: 18 yaşında bir kızım. 4 yıllık bir ilişkim var. Seviştik ama kızlık zarım hala sağlam. Ben zevk almıyorum. Bu durumdan çok rahatsız oluyorum. Zamanla bu yüzden sorun yaşar mıyım? Ne yapmam gerekiyor?
CEVAP “Kızım. 14 yaşından beri seni nasıl büyüttüğümü bilmiyorsun. Yemen, içmen, giyimin, kuşamın, uykun, rahatın için her şeyi yaptım. Hani derler ya Yemedim, yedirdim, içmedim, içirdim.” Sevgili yavrum, bunlar ananın sözleri duydun mu? Ailenin kurallarının bir satırına bile uydun mu? Yoksa sevgiliye bağışta bulunmayı aklına koydun mu? Bunlardan hangisi? Sen 14 yaşında bu işlere başla. 4 yıl sonra “Kızlık zarım hala sağlam” diye sevin. Şimdilik seni korumuş ama ben ona zar demem. Zar gibi zar dedin mi, ahtapot kolları gibi olmalı. Kolları daima hazırda kalmalı. Adamın dudakları, elleri, kolları sınırı aşınca “Hop Hop” diye yakalamalı. Özellikle son aşamaya gelince, ahtapotun kolları alarmda kalmalı. Erkeğin organı ileri gidince, yanlış yollara girince onu öyle bir yakalamalı ve seni korumalı ki, ben işte ona diyeyim.’Nerede o eski zarlar?’!’ Şimdikiler beklemedeyken bile zırlar. Zırlarken de zırvalar.Neyse küçüğüm, zamanla alışacaksın. Sanıyorum, aradığını bulamayınca da sevgilinden uzaklaşacaksın.

Cinsel organdan kan geldi, korkuyoruz

15 yaşında bir gencim. Komşumuzun kız!yla ilişkiye girdik. Cinsel organdan kan geldi. Ikimiz de korkuyoruz.Ne yapacağız? Ne olur bize bir yol gösterin.

Read the rest of this entry »

Kızlık zarı nerededir, kızlık zarı tamiri (dikimi) nedir? Kızlık zarı ilk ilişkide kanar mı ?

Günümüzde dahi, evlendikten sonraki ilk ilişkide kanamanın olmaması nedeniyle, pek çok kızımız haksız yere bakire olmadığı düşüncesiyle apar topar kollarından tutularak kızlık zarı muayenesi için jinekologlara götürülmektedir. Bu durumda bu genç kızlarımız son derecede küçük durumlara düşürülmekte ve evliliklerine maalesef çok kötü bir anıyla başlamak zorunda kalmakta; çoğu zaman da duyulan güvensizlikler nedeniyle evlilikleri kısa zaman içinde boşanmalarla sonuçlanabilmektedir.

İnsanoğlunun tarihsel gelişimi süresince pek çok toplum hymeni saflığın ve el değmemişliğin yani “bekaretin sembolü” olarak görmüştür. Bu inanışın uzantıları hala daha bizim toplumumuz gibi dünyadaki pek çok toplumda sıklıkla yer almaktadır.

Ülkemizde çok yakın zamanlara kadar liseye başlama çağlarında yatılı okullara yerleştirilecek genç kız öğrenciler yönetmelik gereği zorunlu olarak kızlık zarı muayenesinden geçiriliyor ve jinekologlar tarafından düzenlenen “bakirelik” raporları ile ancak kayıtları yapılabiliyordu. Yeni kanun düzenlemeleri ile bu yüz kızarıcı uygulamalar yürürlükten kaldırılmıştır.

Fizyolojik Yapı

Kızlık zarının fizyolojik (işlevsel) görevi bugüne kadar tam olarak açıklanamamıştır ve genellikle özel bir görevinin olmadığı düşünülmektedir. Yine de bazı araştırmacılar ise kızlık zarının, mikroorganizma ve yabancı cisimlerin vajina içine girişini önlediğini ileri sürmüştür. Adli tabiplikte ise cinsel şiddete veya istismara maruz kalan çocukların tanısında kullanılmaktadır. Günümüzde kızlık zarının fizyolojik bir görevinden çok “sosyolojik bir fonksiyonu” vardır.

Anatomi

Hymen, anatomik olarak vajinayı oluşturan ve “mukoza” adı verilen dokunun vajina girişini oluşturan doku kıvrımıdır. Yani kızlık zarı vajina içinde değil vajinanın hemen girişinde dudakların yaklaşık 1-1.5 cm içindedir ve küçük dudaklara bağlıdır. Bu yapı, dış genital oluşumlardan birisi olarak kabul edilir. Dışarıya bakan ön yüzü deriye, vajina içine bakan arka yüzü ise mukozaya benzer. Kız çocukların hemen hepsine bulunan hymen çok nadir olarak doğuştan hiç bulunmayabilir. Çocukluk çağında daha sert olan doku ergenlikle birlikte östrojen hormonunun salınmasına bağlı olarak değişime uğrar ve esneklik kazanır.

Kızlık zarı vajina girişini tamamen kapatmaz, ortasında adet kanının ve vajinal salgıların dışarıya akmasını sağlayan bir delik bulunur. Bu deliğin şekli ve yapısı hymen türlerinin belirlenmesinde kullanılır. Kızlık zarının şekli, kalınlığı ve elastikiyeti kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir.

KIZLIK ZARI TÜRLERİ
Kızlık zarı pek çok anatomik varyasyona sahiptir.

Annüler Hymen (Yuvarlak halka)
Kızlık zarı yuvarlak halka şeklinde olup ortasında yine halka şeklinde bir delik bulunur. Ortadaki delik çok büyükse penisin geçişine rağmen zar yırtılamayabilir. Bu durumda “hymen duhule müsait” denir. Halk arasında ise “esnek zar” tabiri kullanılır. En sıklıkla görülen hymen şeklidir(%60-95 oranında)


Kresentrik Hymen (Yarımay)
Zar yarımay şeklindedir. Üst kısımda zar daha incedir veya hiç yokken arka kısımda belirgindir. Görülme sıklığı %3.5 ile %20 arasında değişmektedir. Bu tür zarlar genelde ilişki sırasında yırtılmaz.

Septalı Hymen (Ara bölmeli)
Kızlık zarının orta kısmında boşluğu bölen, zara ait ara bir doku parçası vardır. Görülme sıklığı %1.5-5 arasındadır.

Read the rest of this entry »

Türkiye’de cinsellik kültürü çoğu zaman yakın çevreden öğrenilen kulaktan dolma bilgilerle şekilleniyor.

Read the rest of this entry »

Sun
19
Oct
12:01 am

Kadınların cinsel organlarıyla ilgili en çok yakındıkları bir başka sorun ise iç dudakların sarkık ve büyük olması. Böyle bir görüntü kadınlar tarafından hiç estetik gelmediği için dar kıyafetler ve bikini ile görünmekten de hiç hoşlanmazlar.

Ayrıca cinsel ilişkiden kaçınan kadınların sorunlarının altında yatan en önemli nedenlerden biri, cinsel organlarıyla ilgili estetik kaygıların olması.

Bununla birlikte cinsel ilişkiden soğuma, hatta takıntı veya anksiyete gibi ciddi sorunlar da ortaya çıkmaya başlıyor. Kadınların bu ve buna benzer her türlü rahatsızlığı için estetik ameliyatlar çözüm oluyor.

2 Çeşit vajinal estetik ameliyatı vardır.
Bunlar;
1-İç genital
2-Dış genital

İç genital estetiği vajina sarkması ve kasların genişlemesi şeklinde görülür. Bununda birçok nedeni vardır. Çok ilişki, Çok doğum, Çok kürtaj, Doğumda çocuğun çok büyük olması ve İlerlemiş yaş gibi sebeplerden ortaya çıkar.

Dış genital estetiği ise tamamen estetik açıdan kadınların kendini rahat hissetmeleri için yapılan ameliyattır.

Read the rest of this entry »

Doktorlar cinsel ilişki sırasında ağrıyı (disparöri) ikiye ayırır: yüzeysel ağrı ya da derinde ağrı.Penis vajinaya girerken ağrı olu­yorsa ve vajinanın girişinde hissediliyorsa, yüzeysel disparöni sayılır. Penisin vajinaya rahatça girebilmesi­ne karşın, bütünüyle girdikten sonra “derinde” karnın alt tarafında bir ağrı hissediliyorsa, bu derin disparöni olarak adlandırılır. Bunların ikisi birlikte de görülebilir.Vajina kaslarının spazm yapması (kasılı kalması) nedeniyle penis vajinaya hiç giremiyorsa, bu durum vajinizm olarak adlandırılır.
Enfeksiyonlar (yüzeysel ya. ân derinde); Mantar (kandida), trikomonyaz (bir tür mantar), genital herpes ve hafif bazı bakteri enfeksiyon­ları cinsel ilişki sırasında ağrı yapan yaygın nedenler arasında yer alır. Şu belirtiler olabilir:
* Vajina akıntısının renginde, ko­kusunda ve miktarında değişiklik* Kaşıntı ya da ağrı* Kabarcık ya da sivilcelerin görül­mesi; bunlar patlarsa içinden saydam sıvı, kan ya da cerahat çıkabilir.
Klamidya enfeksiyonu ya da belsoğukluğu (gonore) daha seyrek gö­rülür, ama rahim boynu, rahim, yu­murta kanalı ve yumurtalıklarda ilti­haba yol açarak derinde hissedilen ağrı yapabilir.Enfeksiyondan kuşkulanmıyorsa, cinsel yolla bulaşan hastalıklar açı­sından tam bir değerlendirme yapıl­ması gerekecektir. Bundan sonra uygun tedavi verilebilir.
Genel kural olarak cinsel organ­ları yalnızca suyla yıkamak en iyisidir; sabunlar, duş jetleri, köpük ban­yoları ve mikrop öldürücü maddeler vajinadaki sağlıklı bakterileri yok eder ve diğer enfeksiyonların geliş­mesine uygun bir ortam hazırlar.
Enfeksiyon geçtikten sonra kalan iltihap ve kayganlaştırıcı salgıların azalması yüzünden cinsel ilişki bir süre daha ağrılı olabilir.
Doğumdan ya da ameliyattan sonra yaşanan soranlar (yüzeysel ya da derinde): Özellikle doğum sı­rasında vajinada yırtılma varsa ya da bir bölüm kesilip daha sonra dikildiyse (episyotomi), doğumdan son­ra vajinanın biçiminde bazı değişik­likler olabilir. Oluşan nedbe dokusu vajinanın diğer bölümleri kadar es­nek olmayabilir, bu da cinsel ilişki sı­rasında ağrıya neden olur.
Kadınlar doğumdan sonra iste­dikleri zaman ya da yırtık veya dikiş­ler iyileşir iyileşmez cinsel ilişkiye girebilir. Kadınların bir kısmı do­ğumdan iki hafta sonra cinsel ilişkiye başlarken, bir kısmı doğum sonra­sında ilk doktor muayenesine kadar beklemeyi tercih ediyor. Doğumdan sonra cinsel isteklerinde (libido) de­ğişiklik (artma ya da azalma) oldu­ğunu ve cinsel ilişkinin, doğum sıra­sında vajina kasları fazla gerildiği için gebelikten öncesine göre ol­dukça farklı duygular yarattığını fark edebilirler.
İdrar tutamama ya da rahim sark­ması (prolapsus) nedeniyle yapılan ameliyatlardan sonra da vajina böl­gesinde bazı değişiklikler olabilir. Bazen cerrah, nedbe (yara) dokusu gelişmiş alanları düzelterek cinsel birleşmenin kolaylaşmasını sağlaya­bilir.
Rahim boynu, rahim, yumurta­lık kanalı ya ila yumurtalık sorun­ları (derinde ağn): Aşağıda sırala­nan yaygın bazı jinekolojik sorunla­rın hepsi cinsel birleşme sırasında derinde hissedilen ağrıya neden ola­bilir:
* Pelvik enflamatuar hastalık (en­feksiyon nedeniyle rahim ve yu­murtalık kanallarında iltihap).* Miyom: Bunlar rahim içindeki sert bağ dokusu kütleleridir. Tek ya da birden çok olabilir ve bü­yüdükçe ağrıya yol açabilir.* Endometriyoz (rahim dokusunun rahim dışında gelişmesi; bu du­rumda âdet kanaması sırasında bu doku da kanar).* Yumurtalık kistleri: Bunlar gide­rek büyüyebilir ve cinsel ilişki sı­rasındaki basınç ağrıya neden olabilir.
Bunlara şiddetli, sancılı ya da dü­zensiz âdet kanamaları eşlik edebi­lir. Âdetler arasında ya da cinsel iliş­kiden sonra kanamalar da varsa ya da karnın alt bölümünde ağrı ve kilo kaybı söz konusuysa rahim boynun­daki ya da pelvis (leğen kemiği) bölgesindeki tümörleri de dışlamak için gerekli incelemeler yapılmalıdır.
Kadınlar servikal sürüntü testini daima zamanında yaptırmalı ve mu­ayene ve gerekli incelemeler için doktora başvurulmalıdır. Ultrason incelemesi ve uzman görüşü alınması gerekli olabilir.
Kayganlaşma yetersizliği (yüzeysel ağrı): Uzun süreli ya da sert cinsel birleşmelerde ya da çok sık (günde birkaç kez) yapılan cinsel birleşmelerde sürtünme nedeniyle ağrı olabilir. Bu sorun su bazlı kayganlaştıncılarla azaltılabilir, ama rahatsızlık geçene kadar cinsel birleşmeden kaçınmak da bir fikirdir. Yağ bazlı kayganlaştırıcılann (masaj yağları,vazelin, yemeklik yağlar, vb) lastiğe zarar vererek prezervatif kazalarına yol açtığını unutmayın.
Üretilen kayganlaştırıcı salgı miktarı cinsel uyarılma sırasında bile kadından kadına çok farklılık gösterebilir, bu nedenle ek kayganlaştı­rıcı kullanmak cinsel ilişkiyi rahatla­tabilir.
Vajina kuruluğu ve vajina doku­sunda incelme menopozun sonuçla­rından biridir. Dolayısıyla menopoz­daki kadınlar ek kayganlaştırıcı kul­lanmalı ve bölgesel olarak vajinaya ya da tüm vücuda yönelik hormon yerine koyma tedavisi almayı dü­şünmelidir.
İlk cinsel ilişki (yüzeysel ve/ve­ya derinde ağrı); İlk kez cinsel ilişki­ye giren kadınlar, özellikle tampon­la ya da başka nedenlerle himen (kızlık zarı) yırtılmamışsa ağrı duya­bilir. Buna endişe, deneyimsizlik (her iki eşin), yeterince uyarılmama, dolayısıyla yeterli kayganlaştırıcı sal­gılanmaması ve erkeğin beceriksizli­ği ya da fazla zorlaması gibi etmen­ler de eklenir.Endişeyi azaltmak için şunlara dikkat edilebilir:*Cinsel birleşme konusunda ye­terli bilgi edinmek,*Önceden gebeliği ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları önleyici tedbirler almak (örneğin prezer­vatif kullanmak ve gebeliği önle­yici hap kullanmak),*Bulunulan çevrede ve eşle ken­dini rahat hissetmek,*Penis vajinaya girmeden önce yeterince kayganlaşma olduğun­dan emin olmak.
Prezervatifle su bazlı kayganlaştırıcıları güvenle kullanabilirsiniz. Yağ­lı kayganlaştırıcıların çoğu (vazelin, masaj yağları, yemeklik yağlar) pre­zervatifin yırtılmasına neden olur.
Vajinaya önce bir parmağın, ar­dından iki parmağın sokulması ve penisin vajinaya aşamalı olarak ya­vaşça girmesi yararlı olabilir. Kadının bütünüyle gevşemesi ve vajinanın penis tarafından gerilmesi duygusu­na alışması için birkaç cinsel birleş­me dönemi gerekebilir.
Vajinamn ve himenin (kızlık zarı) yapısına ilişkin soranlar (yüzey­sel ağn): Bazı kadınlarda vajina girişi çok dardır ve gerilince acır. Bazı ka­dınlarda da normalde ilk cinsel ilişki­de yırtılan himen kalındır ve tam yırtılmayarak ağrıya neden olur ya da ucu ikiye ayrılır ama ortada sert bir bant kalır ve cinsel birleşme sırasında rahatsızlık verir. Sayıları az da olsa bazı kadınlarda vajina bir doku bölmesiyle uzunlamasına ortadan ikiye ayrılmıştır, cinsel birleşme sırasında bu da ağrıya neden olacaktır.
Doktorun muayenesiyle seyrek görülen bu gibi sorunlar kolayca dış­lanabilir ya da böyle bir sorun varsa çoğu zaman basit bir ameliyatla he­men giderilir.
Psikolojik nedenler: Kadında cinsel birleşme sırasında vücuda bir giriş söz konusu olduğu için, seviş­me güvenli bir ortam ve gevşemiş bir ruh hali gerektirir. Duyulan her­hangi bir endişe (kendi cinselliğiyle, gebelikle, ilişkiyle, vb. bağlantılı) vajina kaslarının gerilmesine ve cin­sel ilişki sırasında ağrıya neden ola­bilir.
Kadın, ağrıya yol açabilecek fizik­sel bir etmen nedeniyle ya da çocuk doğurma ya da tecavüz gibi kötü bir anıyla da gerilebilir. Yoğun endişe aşağıda tartışılan vajinizme yol aça­bilir. Psikolojik bir nedenin varlığın­dan kuşkulanıyorsa, bir cinsel ruh sağlığı (psikoseksüel) danışmanlığı işe yarayabilir.
VajinizmVajinizm vajinanın alt bölümündeki kasların denetim dışı kasılması so­nucunda penisin girişinin ağrılı ya da imkânsız olması şeklinde tanımlanır. Bazı vakalarda uyluk kasları da kasıldığı için, eşin vajinaya yaklaşması bile mümkün olmaz.
Vajinizm bulunan kişilerin bir bö­lümü tampon kullanabilir ve vajinal muayene yaptırabilir ama cinsel iliş­ki kuramaz, bir bölümünde ise vaji­naya dokunulması ya da herhangi bir şeyin girmesi tepkiye yol açar.
Evliliğin cinsel birleşmeyle ta-mamlanamamasının en yaygın ne­denlerinden biri olan vajinizmin yak­laşık bin kadından beşinde görüldü­ğü sanılıyor ve seks terapistlerine başvurularda görülme sıklığı %5 ile %42 arasında değişiyor.
Yoğun bir ağrı ve endişe varsa, yukarıda sayılan ağrılı cinsel ilişki nedenlerinin hepsi vajinizme yol açabilir. Tecavüz ya da cinsel istis­mar gibi çok sarsıcı cinsel deneyim­lerden sonra da görülebilir.
Belirgin bir tetikleyici etmenin olmadığı ve kadının daha önce cin­sel ilişkiye girmediği durumlarda vajinizme yol açan cinsel birleşme ve kadın cinsel organları konuların­daki bilgisizlik ya da yanlış bilgiler­dir. Cinselliği ve çıplaklığı “kirlilik” olarak algılayan suçluluk duygusu ve derin kültürel ya da dinsel inanç­lar da rol oynayabilir.
Vajinizmin giderilmesinde anla­yışlı bir doktorun ya da seks terapis­tinin desteği çok yararlı olabilir.
Nazikçe gerçekleştirilen bir mu­ayeneyle fiziksel sorunlar dışlanmalı­dır. Bundan sonra kadının vücuduyla ilgili korku ve fantezilerini dile getir­mesine olanakverilmeli, ardından da kendi cinsel organlarını tanıması sağlanmalıdır. İsterse bu görüşme­lerde eşi de yanında bulunabilir.
Kadının hangi kaslarının kasıldı­ğını ve bunları nasıl gevşeteceğini anlaması sağlandıktan sonra, doktor bir parmağın hafifçe sokulmasının mümkün olduğunu gösterir. Daha sonra kadının bunu parmaklarıyla ya da farklı boyutlardaki “vajinal alıştıncılar”la kendisinin denemesi teşvik edilir. Daha sonra tam bir cinsel bir­leşmeden önce çift, penisin girişini kadının denetim altında tuttuğu eg­zersizler yapabilir.Sonuç son derece iyidir ve seks terapistleri bu sorunlarda çok başarı­lı olduklarını belirtiyorlar. Hafif vaka­larda birkaç görüşme yeterli olabili­yor, ama ağır vakalarda daha fazla görüşme yapılması gerekebilir.

Sat
19
Apr
11:48 am

En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.
Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.Misyoner Pozisyonunun Temeli bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın darbelerine yardım eder.Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder.Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.
KADININ ÜSTTE OLDUĞU POZİSYONLAR
Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir.Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir.Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.
Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur.Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir.
EŞLERİN YAN YANA OLDUĞU POZİSYONLAR
Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.
AYAKTA POZİSYONLAR
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir.Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.
ARKADAN SARILARAK BİRLEŞME POZİSYONLARI
Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar.Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular.Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır.En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir.Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.
ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.
BAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR
İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kaygınlığını sağlar ve özellikle geçmişteki “petting” deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.
GEBE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR
Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.
SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR
Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir.
Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.
Bu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir.
GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR
Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklan- mamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve kar- nın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.
Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliği denetlenebilir.
SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR
Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon.
Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir.Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir.Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır.Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir.

Sat
15
Dec

1:07 pm

Cinsel Ağrı Bozukluğu

Cinsel Ağrı Bozukluğu
a-) Disparoni
Kadın ya da erkekte cinsel ilişki esnasında devamlı ya da tekrarlayıcı bir şekilde cinsel organ bölgelerinde ağrının olması durumudur. Bu durum kişide önemli bir gerilime ve karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açar. Bu sorun başka bir psikiyatrik, vücutsal hastalık ya da maddenin etkilerine bağlı olarak gelişmemiş olmalıdır.

Read the rest of this entry »

Cinsel İlişki Sayısı Ve Sıklığı

Birinci grup hislerini başkalarına göre ayarlayanlar,
İkinci grup ise hissettiklerinin dolayısıyla yaşadıklarının yeterli olmadığını düşünen veya bunu hissedenlerdir.

Read the rest of this entry »

Sat
15
Dec
12:42 pm

İlk Cinsel İlişki

Genç kızların bir çoğunda kızlık zarı ile ilgili anlatılan abartılı ve yanlış hikayeler nedeni ile ilk cinsel ilişkinin çok ağrılı bir tecrübe olacağı inanışı vardır. Bu inanış ilk cinsel ilişkiden aşırı derecede korku duyulmasına neden olmaktadır. Bu gereksiz korku zamanla cinsel isteksizliğe, ilişkiden yeterince haz almamaya kadar varan cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.

Read the rest of this entry »